İstanbul Üniversitesi 'nin geçmişi, İstanbul'un 1453 yılında fethinden hemen sonra, Fatih Sultan Mehmed'in emri ile Ayasofya ve Zeyrek'de kurulan Medreselere kadar uzanırsa da 1470 yılında Fatih Camisi etrafında "Fatih Kulliyesi" adı altında inşa edilen Darüşşifa'da tıp öğretimi yapılmış, böylece İstanbul Tıp Fakültesi'nin ilk nüvesi oluşmuş, bunu Süleymaniye Kulliyesi içinde 14 Mayıs 1557'de inşaatı tamamlanarak hizmete giren Süleymaniye Darüşşifası ve Tıp Medresesi'ndeki tıp eğitimi izlemiştir.
Arşiv belgelerinden anlaşıldığı üzere ordudan sonra donanmayı modernleştirmek için çıkarılan "Bahriye Kanunnamesi" gereği 18 Şubat 1805 tarihinde verilen bir takrirle İstanbul Kasımpaşa'da Tersane-i Amire'de modern hekim ve cerrah yetiştirilmek üzere bir modern tıbbiye kurulması öngörülmüş ve ilk olarak Spitalya denilen hastanesinin 9 Ocak 1806'da Tıbhane veya Tabiphane denilen Askeri Tıp Fakültesi niteliğinde kısmı açılmıştı. Tıp eğitim batılılaşma II.Sultan Mahmut döneminde 14 Mart 1827'de Tıbhane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire'nin kurulması ile başlamıştır. 17 Şubat 1839'da "Mekteb-i Tıbbiye-yi Şahane" adını alan okul Dr.A.Bernard'ın gayretleri ile Fransızca öğretim yapan modern bir eğitim kurumu olmuştur. 1867'de "Mülki Tıbbiye" kurulmuştur. 1909'da "Askeri" ve "Mülki Tıbbiye"ler Haydarpaşa'da yapılan binada "Tıp Fakültesi" adı ile birleştirilmişlerdir.
Atatürk'ün direktifleri ile, 1933'te yapılan Üniversite reformunu takiben İstanbul Tıp Fakültesi şehrin Çapa, Vakıf Gureba, Cerrahpaşa, Haseki, Şişli Etfal, Bakırköy hastaneleri gibi çeşitli hastanelerine dağıtılmıştır. 1964'te Tıp Fakültesi kliniklerinin Çapa ve Cerrahpaşa'da toplanması tamamlanmış ve 1967'de İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi, İstanbul Tıp Fakültesi ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi olmak üzere ikiye ayrılmıştır. 1974'de Beyazıt'taki kliniksiz kürsülerin de Çapa'ya nakledilmesiyle İstanbul Tıp Fakültesi bir bütün haline gelmiştir.
Fakülte asırlar öncesine uzanan tarihi ile bugüne kadar, Türkiye'nin önde gelen hekim ve bilim insanlarını yetiştirmiş, sunduğu sağlık hizmetleri ile her zaman ön sıralarda yer almış ve adından övgüyle söz ettirmiştir. Köklü öğretim, eğitim ve sağlık kuruluşu olan fakültemiz ayrıca, Çanakkale Zaferi ve Ulusal Kurtuluş Savaşı'mıza, mezunlarının ve öğrencilerinin, hem doktor, hem nefer olarak hizmet vermesinin haklı gururunu da taşımaktadır.
Fakültede, yaklaşık 500 öğretim üyesi, 600 araştırma görevlisi ve uzmanı, 2000 personeli ile kalite anlayışı içerisinde hizmet vermeye devam etmektedir.
İstanbul Tıp Fakültesi, ülkemizde kurulan diğer tıp fakültelerin çoğunun alt yapısını oluşturarak "anası", yetiştirdiği uzmanların bu fakültelerde görev üstlenmesi nedeniyle "ana kaynağı" olmuştur.
Güçlü, kaliteli, güvenilir ve bilimsel kadrosu ile uluslararası platformda edindiği saygın yeri korumaktadır.
Asıl görevini en iyi biçimde yapmanın yanı sıra, her türlü ulusal görev ve sorumlulukları üstlenen fakültemiz, çağdaş ve modern bir kurum olarak her zaman öncü ve yönlendirici ışık olmuştur.
Fakülte, çok sayıda mezuniyet sonrası seminerler, bilimsel toplantılar ve kongreler gerçekleştirerek, tıp camiasındaki yenilikleri ve güncel bilgileri edinme olanağı ve ayrıcalığı da sağlamaktadır.
İstanbul Tıp Fakültesi köklü tarihi, ulusal sorumluluk duygusu ve bilinci, bilimsel gücü, çağdaş ve modern hizmet anlayışı ile hizmet vermeye devam etmektedir. Akademik ve idari personelimizin desteği, yetiştirdiğimiz genç hekimler ve sizlerin takdiri ile başarısını sürdürmeye devam edecektir.
İlgili Google Reklamları